Makaleler

E-öğrenme

06.09.2017

Yeni teknoloji ve telekomünikasyon araçlarındaki hızlı teknolojik ilerlemeler eğitim almak ve sunmak isteyen kurumlar için yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktadır. 1980’lerin sonunda ortaya çıkan WWW (World Wide Web), enformasyonun paylaştırılması ve ulaştırılması açısından yaygın bir araç haline gelmiştir. WWW teknolojisinin potansiyeli, sadece öğrenmeyi sunmak için alternatif bir metot olmasından ötedir. Bunun yanında WWW, öğrenme ve öğretmenin yenilik taşıyan formlarını da ortaya çıkarmıştır.

Diğer taraftan, firmalar, organizasyonlar ve hükümetler global ölçekte, sahip oldukları işgücünün yetenek ve becerisini artırmak için daha etkin ve daha dinamik yollar aramaktadırlar. E-öğrenme, internetin en hızlı organizasyonel kullanımlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. E-öğrenme aynı zamanda, kariyer geliştirme eğitimini de içermekte, işgücünün tüm eğitim alanlarına, yeni işgücü programlarına uygulanabilmesiyle de önemli bir avantaj yaratmaktadır.

Yeni öğrenme teknolojisinin en karakteristik özelliği, devamlı/hızlı bir şekilde değişmesi ve gelişmesidir. Ders kitabı ve kara tahta gibi geleneksel öğretme araçlarının gelişimi yüzlerce yıl sürmesine karşın, yeni teknolojilerin ortaya çıkması 10 yıldan daha az bir zaman diliminde gerçekleşmiştir.

Web-tabanlı öğrenmeyi, internet-tabanlı eğitimi, ileri dağıtılmış öğrenmeyi, web-tabanlı eğitimi, online öğrenmeyi ve açık/esnek öğrenmeyi, e-öğrenme ile eşanlamlı olarak görmektedir. E-öğrenme, internet/intranet ya da bir bilgisayar ağı bulunan platform üzerinden sunulan Web-tabanlı bir eğitim sistemi Öğrenmenin Yeni Yolu: E-Öğrenme olarak tanımlanabilmektedir. NCSA e-öğrenme grubuna göre, e- öğrenme öncelikli olarak elektronik araçlarla dağıtılan ve kolaylaştıran bilginin kullanılması ve edinilmesi olarak tanımlamıştır. Bu tür bir öğrenme, günümüzde ağlara ve bilgisayarlara dayanırken, gelecekte kablosuz sistemler, uydular ve hücresel telefonlar e-öğrenme için temel araçlar haline gelecektir.

E-öğrenme ve geleneksel öğrenme yapı bloklarının gösterildiği aşağıdaki şekil metodolojik olarak e-öğrenme ile geleneksel öğrenme arasındaki temel benzerlik ve farklılıkları göstermektedir. E-öğrenme ve sınıf tabanlı öğrenme arasındaki temel farklılık, eğitimin aktarıldığı vasıtadır. Aslında bu çok temel bir farklılıktır. Geleneksel öğrenmede, öğreten, öğrenme ortamını uyarlayarak, gerektiğinde değiştirerek tümüyle kontrol edebilir. Geleneksel öğrenmede, öğretmenin yeteneği, kişiliği, niteliği, öğrenme çehresine uyumu ve ders materyali yaratması, öğrenme-öğretme performansını etkilemektedir. E-öğrenmede, öğreten ile öğrenen siber uzay tarafından ayrılmışlardır. Öğrenme çehresini uyarlama ve değiştirme artık mümkün değildir. Bu durum, içerik bloğunu çok önemli bir blok durumuna getirmektedir. Yeni teknolojinin benzer olduğu durumda içerik, etkin bir e-öğrenme girişimi ile etkin olmayan bir e-öğrenme arasında farklılığı ortaya koyan tek unsur olmaktadır.

IDC (International Data Corporation)’nin raporuna göre, ABD’de e-öğrenme pazarına 2002 yılında 2.2 milyar $ yatırım yapılmıştır. Bu alana yapılan yatırımın 2020 yılında 23 milyar $’ı aşması beklenmektedir. Ayrıca, ABD’de ortaokul-üstü eğitim kurumlarının e-öğrenme deneyimlerinde hızlı bir artış göze çarpmakta, bazı eğitim kurumları tüm seviyelerdeki programlarını uzaktan eğitim yoluyla sunmaktadır. Peterson’un Kolej Kılavuzu’ndaki kolejlerden 93 tanesi, 1993 yılında online eğitim sunarken, 1997’de online eğitim sunan kolej sayısı 800’e ulaşmıştır. Diğer yandan, ABD’deki trend, 1998 yılında % 31 olan elektronik öğrenme oranının, 2007 yılında % 90’a ulaşacağını göstermektedir. ABD Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi ( The National Center for Educational Statistics), ABD’de yüksek okul mezunlarının 1995’teki 2.5 milyonluk seviyesinden 2008’de 3 milyona yükseleceğini ve yıllık ortalama büyümenin % 1.4 olacağını öngörmektedir. Diğer bir taraftan, IDC uzaktan eğitim alanların sayısının 2002 yılında 2.2 milyona ulaşacağını ve 1998 yılından itibaren 4 yıllık süreçte ortalama büyüme oranının % 30.7 olacağını tahmin etmektedir. Bu durum, e-öğrenmeye önemli bir talebin olduğunu göstermektedir.


Geri Dön